"Doğalgaza Geçiş Sürecinde yaşananlar , Büyük Umutlar ve Nakavt"
Energaz Ltd.
Şti. Kurucusu - Yöneticisi Makine Mühendisi Gürsel Arslan
Dünya ticaretinin odak noktasını oluşturan enerji yatırımları ve enerji
sektöründeki faaliyetlerin ülkemizdeki yansımalarına baktığımızda, bir takım
eksikliklerimizin bizleri zora soktuğunu görmek pekte zor olmasa gerek. Enerji
Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) kuruluşu bu alanda atılan adımlardan ilki
olmuştu. Kurumun kendi iç işleyişini düzenleyen karar ve prosedürler devamında
atılan adımları, elektrik ve doğalgaz piyasalarını düzenlemek maksadı ile
çıkarılan kanun ve yönetmelikler ise takip eden faaliyetleri oluşturmuştu.
Artık sıra tıkanan Türk ekonomisinin önünü açmak maksadı ile yabancı sermayeyi
ülkemize çekecek işletme nitelikli cazip enerji yatırımlarının ihalelerine
gelmişti. Kamu sektörü bu alandan elini çekecek, özel sektör kendi oluşturduğu
kaynaklarla bu yatırımları yapıp işleterek ticaret hacmimizi genişletip
istihdama katkıda bulunacaktı! Umutlar büyüktü!
Doğalgaz şehir işletmesi lisans ihaleleri 18 firmanın katılımı ile hiç umulmadık
bir sonuçla Kayseri'den başladı. Sektör; kontra yumruk almış bir boksörün grogi
haliyle apar topar 14 katılımcı ile Konya ihalesine iştirak etti. Sonuç yine
aynı. İkinci kontra gelmiş ve boksör nakavt olmuştu.
Devamındaki ihalelere iştirak sayısı hızla düşmüş, iki ihaleye 8, bir ihaleye 5,
iki ihaleye 3 ve üç ihaleye de 2 iştirakçi teklif vermişti. Söz konusu ihalelere
katılmak maksadı ile yerli ve yabancı yaklaşık otuz firma ilgi gösterip zaman
harcamış olmasına rağmen, kendilerini bir kontra yumruğun şerrinden koruyup
geleceklerini karartmamak için müsabakadan çekilme kararı alarak tribüne
çıkmışlar, tribünden nakavt haldeki boksörü, çaresiz antrenörü ve ilk yumruğu
yediğinde grogi duruma düşen boksörün durumunu anlamayıp maçı devam ettirerek
boksörün komaya girmesine neden olan hakemin, telaşlı halini seyretmeye
başlamışlardır. Ancak boksörümüz hala komadadır ve oksijen çadırından
çıkamamıştır.
Bundan önceki yazılarımızda bazı hususlara dikkat çekip yaşanmışlardan örnekler
vererek, yaşanacakları ön görmüştük. Yaşananlar pek de yanılmış olmadığımızı
ortaya koymaktadır. Öncelikle ilgi ve iştirak azalmış, aday işletme sayısının
aniden artması nedeni ile lisans adayı firmalar bu konuda az da olsun mürekkep
yalamış personel bulmakta zorlanır olmuş, hele hele yatırımları için kredi ve
teminat mektubu bulmada daha büyük zorluklarla karşılaşır duruma düşmüşlerdir.
Kazmayı vurdum diyen işletmecinin elinde ne güncelleştirilmiş ve akredite
edilmiş bir şartname, ne de işletmesini yürütecek asgari sayıda kalifiye
personel bulunmamaktadır.
Bulundurulması şart olan müşavirlerin statüsü ve sorumlulukları belirlenmemiş,
kontrol kuruluşlarının neyi, neyle, kiminle ve nasıl kimin adına kontrol edeceği
açıklığa kavuşturulmamıştır. Şartnameleri bu lisansör firmalar mı
hazırlayacaktır?
Müşavir ve kontrol firmalarının çalışma prensipleri ve koşullarını kontrol
edilen ve parayı ödeyen kişi ve kurumlar mı belirleyecektir?
Bu ülkede her şehrin kendine göre ayrı şartnamesi ayrı prosedürleri mi
olacaktır? Organize sanayi bölgeleri birer işletme midir, yoksa bireysel
tüketici midir? Emtiayı alıp birden fazla müşteriye sattıklarına göre, bunlar
birer ticari işletmedir. Eğer işletme ise bunların işletmecilik formasyonları
nasıl ve ne şekilde tamamlanmaktadır? Bir lisans bölgesinde birden fazla
işletmeci bulunamayacağına göre. şehir mücavir alanlarındaki ve varoşlarındaki
Organize Sanayi Bölgeleri'nin durumu ne olacaktır? Bundan sonraki ihalelerde de
bazı Organize Sanayi Bölgeleri önce veya sonra ihale kapsamından çıkarılıp,
ihaleden sonra tekrar kapsama dahil edilerek adaletsiz bir yarışma süreci
yaşatılacak mıdır?
O kadar çok sorulacak soru, sorun ve muamma var ki, bunların cevabını bulmadan
ve muammaları açıklığa kavuşturmadan sağlıklı gelişmek ve büyümek mümkün
olamayacaktır. Tabi ki bu sorunlardan ve muammalardan korkmamak ve çekinmemek
gerekir. Doğaldır ki. her yeni doğan çocuğun problemleri ve dertleri olacaktır.
Siz yeter ki zamanında teşhisi doğru koyun ve doğru doktora gidin. İllaki çareyi
bulur ve doğru sonuca ulaşabilirsiniz.
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun bir an önce, yıllardır sektörde konuşulan
ancak bir türlü hayata geçirilemeyen DOĞALGAZ ENSTİTÜSÜ'nü bünyesinde kurarak,
ülkenin konu ile ilgili Şartname, Standart. Prosedür ve Eğitim ihtiyaçlarını
karşılaması gerektiği kanaatindeyim. Aksi taktirde yanlış uygulanıp yanlış
kullanımı halinde facialara sebebiyet verebilecek, fakat bilinçli kullanımı
halinde ise hiçbir riski olmayan bu temiz enerjinin, ülke insanımıza yaşatacağı
kabusların müsebbibi ilgili kurum olacaktır.
Bu konuya bu aylık burada nokta koyalım ve süreç içerisinde sessiz sessiz
uykudan uyanarak silkineceği günü bekleyen Dünya devi BURSAGAZ ve ESGAZ
özelleştirmelerine bir göz atalım.
Bu ihalelere de 60'a yakın yerli ve yabancı firmanın ilgi duyduğunu, bu
işletmeler için öngörülen 2,5 cent/m3'Iük satış fiyatının makul ölçülerde
olduğunu, zorlu ve çetin bir ihale sürecinin yaşandığı ve yaşanacağını takip
etmekte ve beklemekteyiz.
Temennimiz sonuçların TELEKOM ve TEKEL ihalelerine benzememesi ve haddi-layikini
bularak kısa sürede sonuçlanmasıdır.
Daha iyi, daha güzel ve daha doğal yarınlar temennisi ile sağlıcakla kalın.
Gürsel ARSLAN